İltihaplı Romatizma Nedir – Neden Olur?


İltihaplı Romatizma Nedir – Neden Olur?
Diyetisyen Fazile 13 Eylül 2019 Kategori: Makaleler
Paylaş:

Romatoid artrit (RA), el ve el bileği ile ayak ve ayak bileğinin küçük eklemlerinde, dizlerde, dirseklerde başlayıp uzun süre devam eden “iltihaplı romatizma”dır. Etkilenen eklemlerde ağrı, şişlik, sıcaklık ve sonunda da kemik hasarı ve işlev kaybına neden olabilen bir bağışıklık sistemi hastalığıdır.

Ankilozan spondilit (AS), öncelikli olarak omuriliği etkileyen bir iltihap türüdür. Omurga eklemlerinin iltihaplanması sonucunda şiddetli ağrı ve rahatsızlığa neden olur.

Her hastalıkta olduğu gibi Romatoid artritte de beslenme önemlidir. Beslenme alışkanlıklarında yapılacak doğru değişikliklerle Romatoid artrit ilerlemesi yavaşlatılabilir.

İltihaplı Romatizmaya İyi Gelen Yiyecekler

Romatoid artrit gibi kronikleşmiş iltihaplı romatizma hastalıkları tek bir besinle veya kürlerle tedavi etmek mümkün olmasa da, ilaç tedavisi ile beraber beslenme de yapılan doğru değişiklikler hastalığın seyrini oldukça değiştirmektedir.

Beslenmenin temelinde iltihabı artıcı besinlerden uzak durmak var. Örneği kızartmalar, basit karbonhidratlar, gazlı şekerli içecek ve meşrubatlar, hayvansal kaynaklı yağ çeşitleri, işlenmiş et ürünleri, sigara ve alkol uzak durulması gerekenlerde ilk sıralarda. Bunun yanında bağışıklık sistemini güçlendiren besinlere ağırlık verilmelidir.

Bu noktada Akdeniz Beslenme Modeli iltihabı baskılayıp eklem ağrılarını azaltmada etkili olmaktadır.

(Akdeniz Beslenme Modeli Beslenme konusunda detaylı bilgi için TIKLAYINIZ)

  • İltihaplı romatizma durumunda iltihabı ve eklem ağrılarını azaltma, bağışıklığı güçlendirme etkileri ile omega-3 yağ asitleri (EPA, DHA) tüketimi oldukça önemlidir. Haftada 2-3 kez ızgara veya fırında pişirilmiş yağlı balık tüketilmelidir. (ton balığı, somon, uskumru, ringa, alabalık ve sardunya gibi) Mümkün değilse her gün düzenli olarak 2000-2500 mg omega-3 takviye alınması hastalığın ilerlemesini baskılayabilmektedir. Ayrıca keten tohumu ve yağı, ceviz, semizotu da diğer omega-3 kaynaklarındandır.
  • Omega-3 yağ asitlerinin iltihap önleyici etkisinden tam yararlanabilmek için omega-6 yağ asitleri (ay çiçek, mısır, soya, kanola, pamuk, margarin gibi) alımının azaltılması Omega-3 ne kadar iltihap azaltıcı ise omega-6’nın fazla alınması da iltihabı artıcıdır!
  • Güneş gören deride salgılanan D vitamini düzenli güneşlenme sağlanarak veya takviye alınarak optimal seviyede tutulduğunda hastalığın ilerlemesi yavaşlatılabilir. Yetişkinlerde günlük 1500-2000 ünite D vitamini alınabilir.
  • İltihaplı romatizmada kırmızı et tüketimi sınırlanmalıdır. Oldukça yağsız et seçenekleri tercih edilmeli, daha çok balık tüketilmelidir.
  • Doymuş yağlar yerine özellikle soğuk sıkım zeytinyağı bulundurduğu oleik asit sayesinde hastalığın ilerlemesini baskılayabilmektedir. Sağlıklı yağ seçenekleri olan kuru yemişler tuzsuz ve kavrulmamış şekilde çiğden tüketilmelidir. (badem, ceviz, fındık gibi)
  • Özellikle A, C, E vitaminlerinden zengin olan meyve sebzelerin (sarı turuncu kırmızı renkli olanlar) tüketimine ağırlık verilmeli. Bilhassa kırmızı-mavi-mor meyveler olan yaban mersini, böğürtlen, ahududu, mor üzüm, karadut, mürdüm eriği gibi meyvelerden biri her gün beslenmede yer almalı.
  • Ananas içerdiği ‘bromelain’ enzimi ile iltihabın azaltılmasında kullanılır. Artritli hastalar sık sık taze ananasa yer vermeli.
  • Portakal, mandalina, limon, greyfurt gibi narenciyelerin beyaz kısmı dahil edilerek yenmeli. **Asitli besinler hastalığı şiddetlendirebilir. Az miktarda etkileri gözetilerek tüketilmeli.**
  • Basit karbonhidratlar yerine (sofra şekeri ve içeren tüm besinler, beyaz un ve mamulleri, pirinç, abur cuburlar gibi) kompleks karbonhidratlar (tahıllı un ve mamulleri, yulaf, patates gibi) tercih edilmelidir.
  • Aşırı çay kahve tüketimi hastalığın şiddetini artırabilirken ısırgan, kuşburnu, papatya, meyan kökü çayı ve yeşil çay içerdikleri antioksidanlar sayesinde hastalık gelişimini azaltabilmektedir. Günde en fazla 3 bardak içilmesi uygundur.
  • Tedavi sürecinde kullanılan ilaçların yan etkilerinden en az etkilenmek adına doktor kontrolünde D vitamini ile beraber kalsiyum, demir ve folik asit kullanımı da önemlidir. Özellikle kalsiyum emilimi zorlaştığından az yağlı süt, yoğurt, tuzsuz peynir gibi kalsiyum kaynakları çokça tüketilmeli. Mümkün olduğu kadar doğal yolla yani besinlerle alınması tercih edilmeli. Yeterli gelmiyorsa takviye ile destek alınmalıdır.
  • Tedavi sürecinde genellikle görülen demir eksikliğine bağlı kansızlık oluşumunu engellemek için yağsız kırmızı et (haftada 1-2 kez), yumurta, koyu yeşil yapraklı sebzeler, kuru meyveler yeterli miktarda tüketilmelidir.
  • Hastalığın şiddetini azaltmak ve ilerleyen dönemlerinde oluşan yüksek tansiyon ve kalp hastalıkları riskini düşürmek adına tuz tüketimi tedavinin başından itibaren azaltılmalıdır. Antienflamatuar (iltihap önleyici) etkisi olan zerdeçal, sarımsak, soğan, kekik, kimyon, zencefil, keten tohumu, dereotu, fesleğen, maydanoz, roka, tere, nane, tarçın baharat olarak kullanılabilir.
  • Romatoid artrit ve Ankilozan spondilit durumunda en önemli diğer durum ise bağırsaklardaki probiyotiklerin yani yararlı bakterilerin azalıyor olması. Yapılan çalışmalarda probiyotiklerden zengin beslenme yapıldığında anti-romatizmal ilaç kullanım ihtiyacının azaldığı görülmüş. Bundan yola çıkarak ev yapımı turşu ve sirke, yoğurt, kefir, tarhana gibi probiyotikten zengin besinler beslenmede yer almalı. Hiç olmuyorsa probiyotik şase kullanılmalıdır.

Bunlara ek, kişisel olarak tükettiğinizde hastalığınız şiddetlendiren besinler tespit ettiğinizde bir süre bu besinleri tüketmeye ara verin. Daha sonra az miktarda tüketip etkilerini tekrar gözden geçirin.

Ve En Önemlisi!!

Romatoid artrit ve Ankilozan spondilit hastalarında gelişen KRONİK SUSUZLUK!!

İnsanların çoğu susuzluğunun farkına varmıyor. Farkına vardıklarında ise çok geç oluyor. Kanın vücutta devir daimi ve karaciğer beyin gibi hayati organlara ulaşması için suyun düzenli tüketilmesi şart!! Vücuda su alınmadığında organlar ve eklemler susuz kalıyor. İdrar renginiz sürekli olarak açık renkte olacak şekilde bol su içiniz.

Diyetisyen Fazile Yılmaz

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

fazile yılmaz logo
Fazile Yılmaz

İstanbul doğumlu olan Fazile Yılmaz, ortaokul yıllarından beri hayali olan diyetisyenlik mesleği için 2010-2014 yıllarında İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü bitirmiş, Diyetisyen unvanı alarak mezun olmuştur.


Beslenme Günlüğü

beslenme günlüğü
Fikirlerini Paylaş, Sen de Kazanmaya Başla!