İştahı düzenleyen hormonlardan biri olan leptin, vücudumuzdaki yağ hücrelerinden salgılanır, beynimizin hipotalamus bölümündeki reseptör hücreler tarafından algılanır. Leptin direnci olmayan kişilerde, yeterli yemek yendiğinde yağ hücreleri leptin salgılar ve yeme işleminin tamamlanması, doygunluk hissini oluşturması için beyne gönderir. Leptinin kandaki değeri normal değerlerde ise yeterli tokluk hissi oluşur. Leptin seviyesi normal değerlerin altına düşerse tokluk hissi azalır, iştah artar.
Bilinçsiz yapılan diyetlerin sonucunda leptin salınımının veya vücudun leptin hormonuna duyarlılığı yani verdiği cevabın azalması sonucu tokluk azalır. Doymak bilmeyen bir açlık başlar. Bu duruma dayanamayan birey daha çok yiyerek verdiği kiloyu fazlasıyla geri alır.
Birey sürekli yemeye devam ettiğinde kandaki leptin seviyesi artar. Zamanla hipotalamustaki reseptör hücreler bu durumu normal karşılamaya başlayıp, leptine cevap vermez. Buda leptin direncinin başlaması demektir. Leptin direnci oluşmuş kişi tokluk hissetmediğinden sürekli yemeye devam eder. Alınan fazla kalori harcanamadığından yağ artışı olur ve kısır döngüye girer. Bu doğrultuda kilo alımı ile leptin seviyesi ilişkilidir diyebiliriz.
Vücudun leptine verdiği cevap azaldıkça bireyde yeme isteği artar. Yedikçe kilo alır, kilo aldıkça metabolizma yavaşlar. Obezite başlar. Kilo verilemediği gibi leptin direncinin önüne geçilemezse farklı hastalıklar oluşmaya başlar.
Araştırmalarda görülmüştür ki, obezite, yüksek tansiyon, kalp hastalıkları olan kişilerde leptin direnci vardır. Ayrıca leptin direnci olan kişilerde tiroit hormonunun bloke olduğu görülüyor.
**Evet başta bu kolay olamayacak belki ama leptin direncinin beraberinde olan insülin direncinin de kırılması için büyük bir kararlılık ve istikrar göstermek ŞART!!
Leptin direncinde olması gereken davranışlardan yukarıda bahsettim. Eğer insülin direnci tanısı da konduysa haftanın günlerini 1-3-5/2-4-6 şeklinde bölerek bir program uygulamak gerekir.
Bunun için haftanın tek günlerini (1-pazartesi, 3-çarşamba, 5-cuma) insülin direncinde beslenmeye, çift günlerini (2-salı, 4-perşembe, 6-cumartesi) leptin direncinde beslenmeye ayıralım ve 7-pazar günü serbest gün olsun.
İnsülin Direnci İçin; bireye uygun yeterli kaloride, dengeli beslenmenin yapıldığı, 2-3 saat aralıklarla planlanmış 3 ana + 1-2 ara öğün şeklinde beslenme düzenlenmeli. Yatmadan 3 saat önce yeme işi bitmiş olmalı, saat 20.00’dan sonra tek bir lokma dahi yenmemeli! Su çay kahve bitki çayı şekersiz olarak serbest.
Leptin Direnci İçin; sabah 07.00-09.00 arası normal kahvaltıdan daha kuvvetli bir kahvaltı yapılmalı. Sonrasında 17.00-18.00’e kadar hiçbir şey yenmemeli (hipoglisemi yani şeker düşmesi olmuyorsa). 17.00-18.00’de ceviz badem fındık gibi kuru yemişlerin bulunduğu akşam yemeği yenmeli. 18.00’den sonra 12 saat tek bir lokma dahi yenmemelidir. Su çay kahve bitki çayı şekersiz olarak serbest.
Kahvaltıdan ve akşam yemeğinden yaklaşık 5 saat sonra devreye giren leptin hormonu gün boyu ve aynı şekilde gece boyu vücudun yağ yakmasını artıracak, obezite azaldıkça leptin ve insülin direncinin kırılması sağlanacaktır.
Pazar günlerini abartmadan serbest şekilde geçirebilirsiniz. 🤗
**Sonuç olarak hedef; leptinin fazla salgılanmasını sağlamak değil kandaki seviyesini normal aralıkta tutup vücudun verdiği tepkiyi yani leptin duyarlılığını artırmak olmalıdır.
Sağlıklı Günler Dilerim 😊
Diyetisyen Fazile Yılmaz
Gayet güzel bir yazı olmuş bunun gibi makalelerinizin yakın tarihte çoğalması dileğiyle
İstanbul doğumlu olan Fazile Yılmaz, ortaokul yıllarından beri hayali olan diyetisyenlik mesleği için 2010-2014 yıllarında İstanbul Medipol Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik bölümünü bitirmiş, Diyetisyen unvanı alarak mezun olmuştur.